/i/Saçmalamaca

Bu altincide saçmalamak serbest !
  1. 1.
    +3
    not: hikaye 100% bana aittir. kesinlikle ekşi sözlükten çalmadım.

    bir zamanlar, büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralın dört eşi varmış.

    kral en çok dördüncü eşini sever, bir dediğini iki etmez, her şeyin en güzelini, en iyisini ona verirmiş.

    kral üçüncü eşini de çok severmiş. bu güzelliğin bir gün kendisini terk edebileceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır, üzerine titrermiş.

    kral ikinci eşini de severmiş. kendisine karşı her zaman iyi ve sabırlı davranan eşi, ne zaman bir derdi olsa daima onun yanında bulunur, sorunun çözümünde ona destek verirmiş.

    kraliçe olan birinci eşiymiş kralın. onu en çok seven, karşılık beklemeden seven, sağlığına ve hükümranlığına en büyük katkıyı sağlayan bu eşi olmasına rağmen, kral bu eşini hiç sevmez ve onunla hiç ilgilenmezmiş.

    bir gün kral ölümcül bir hastalığa yakalanmış.

    yakında öleceğini anladığı ve öldükten sonra yalnız kalmaktan çok korktuğu için, eşlerinden hangisinin ölüm yalnızlığını kendisi ile paylaşmak isteyebileceğini öğrenmek

    istemiş.

    en çok sevdiği dördüncü eşine, "ölüm yolculuğunda bana eşlik etmek ister misin?" diye

    sorduğunda, aldığı yanıt kalbine bir bıçak gibi saplanan, kısa ve net, "mümkün değil!" olmuş.

    "hayatim boyunca seni sevdim, sen benimle birlikte ölmeyi kabul eder misin?" sorusunu üçüncü eşi:
    “hayır, hayat çok güzel. sen ölünce ben yeniden evleneceğim." diye yanıtlamış ve kral bir kez daha yıkılmış.

    "her sorunumda, her zaman yanımda olan, bana yardim eden sendin. bu sorunumda da bana yardımcı olur musun?" sorusuna karşı, ikinci esinden, "bu sorunun için bir şey yapamam. olsa olsa sana mezarına kadar eşlik eder, güzel bir cenaze töreni yaptırır ve yasını tutarım." karşılığını almış.

    büyük bir hayal kırıklığı yaşamakta olan kral birinci eşinin sesiyle irkilmiş:

    "nereye gidersen git, seninle olurum, seni takip ederim."

    "ah!" diye inlemiş kral; "keşke bir şansım daha olsaydı... "

    =

    aslında gerçek yaşamda hepimiz dört eşliyiz...

    dördüncü eşimiz "vücudumuz"! onun güzel görünmesi için ne kadar zaman, kaynak ve çaba harcarsak harcayalım, öldüğümüzde bizi terk edecektir.

    üçüncü eşimiz "sahip olduğumuz servet ve statümüz"! ölür ölmez başkalarına yar olacaktır.

    ikinci eşimiz "ailemiz ve dostlarımız"! tüm sorunlarımızı paylaştığımız bu kişilerin en son yapabilecekleri şey, bu dünyadan gözleri yaşlı bizi uğurlamak olacaktır.

    ve birinci eş... "ruhumuz"! dur...

    bizimle gelir.
    unutmayın!
    yediklerimiz değil, hazmettiklerimiz bizi güçlü kılar.
    kazandığımız para değil, biriktirdiğimiz sevgi bizi zengin yapar. 
    okuduklarımız değil, hatırladıklarımız bizi bilgili yapar.
    başkalarına verdiğimiz öğütler değil, bizzat uyguladıklarımız bizi insan yapar.
    ···
  1. 2.
    0
    ben kuantum fiziğini, modern kimyayı ve gibimsonik matematiği yutmuş bir japon bilim adamıyım. adım profesör jao-yumi yum. 2174 yılında icat ettiğim zaman makinasıyla zamanda yolculuk etmekteydim. cilalı taş devri senin karanlık orta çağ benim zamanda dolaşırken 2018 yılında durayım bi soluklanayım dedim. bu arada 69 çekirdek işlemcili laptopumla internette sörf yaparken burayı keşfettim, bana çok eğlenceli geldi ve bu sitenin bağımlısı oldum. zaman makinamı saklayıp 2018de kalıp yaşamaya karar verdim. taa ki sen bu dinozor zütü gibi başlığı açana kadar... beynimden vurulmuşa döndüm, bildiğim herşeyi unutmaya başladım, newton kanunlarını bile anlayamaz oldum. senin yuzunden hayatım karardı. ama sabret, ip adresinden yerini buldum, zaman makinamı sakladığım yerden çıkardım ve şuan tarih çizelgesine 5 dakika sonrayı yazıyorum. 5 dakika sonra yanındayım pekekent. ışın kılıcımı zütüne sokup seni lazer bağımlısı yapmazsam bana da profesör demesinler
    ···
  2. 3.
    0
    Eslerini gibtim
    ···
  3. 4.
    0
    Okumadım
    ···
  4. 5.
    0
    Direkt sonunu okudum bi tak kaybetmedim
    ···
  5. 6.
    0
    güzelmiş lan
    ···
  6. 7.
    0
    iyiymiş la okunur bu
    ···