/i/Hikaye

Herkesin bir hikayesi var, ya senin hikayen nedir?
  1. 1.
    +118 -5
    Önbilgi: Hikaye tamamen gerçektir. Başlık fotoğrafı da bana aittir. Zaten yer yer fotoğraf atacağım.

    4 yıl önce izmir'de üniversite kazandığımda hayatımın bu derece raydan çıkıp beni yollara savuracağını nereden bilebilirdim ki? Sevdik, acı çektik olmadı. Sevildik onda da bir takluk çıktı. Ne yapmalıydı insanoğlu girdiği her kapıdan bir hiç muamelesi görüp dışarı çıkartılınca? Kendisini alkole mi vermeliydi? Susmalı mıydı? Daha mı çok acı çekmeliydi? insanlardan nefret mi etmeliydi?

    Hiç birini yapamadım dostlar. Madem ki bir yere ait değildim ve bir yere ait olmak istiyordum, bulmalıydım o yeri.
    Yola çıktım yolun beni nereye zütüreceğini bilmeden, şehirlerden geçtim, insanlardan hikayeler dinledim ve kendimi aradım. Bulabildim mi peki? O sorunun cevabını gelin birlikte arayalım.
    Saat gecenin 4'ü. Hikayemi okumak isteyen 3-5 kişi çıkar mı bilinmez. Eğer çıkar ise başlayacağım yazmaya.

    Edit: Acil bir şekilde şehir dışına çıkmam gerekti o da hikayemi 1 gün geciktirdi. Başlıyorum beyler. Hikayeyi bırakıp gitmedim. Gitmeyeceğim de
    ···
  2. 2.
    +18 -1
    Dostlar, hikayeyi gören ve okumak isteyen rez alsın o halde. Saat 18:00 gibi yazmaya başlarım.
    ···
    1. 1.
      0
      devam baba hala geziyosan ortak olalım
      ···
    2. 2.
      0
      yaz amk
      ···
    3. 3.
      0
      Bugün yazarsan efsane olucaksın
      ···
    4. diğerleri 1
  3. 3.
    +16
    Beyler okuyan yok galiba? Okuyan varsa ses çıkarsın devam edeyim
    ···
    1. 1.
      0
      Devam et pampa okuyoruz
      ···
    2. 2.
      0
      Yaz pnp
      ···
    3. 3.
      0
      Okuyoruz yaz
      ···
    4. 4.
      0
      Yaz pnp
      ···
    5. diğerleri 2
  4. 4.
    +13
    Bakıyorum da dünkü halinden eser kalmamış diyerek süzüldüm yanına. Güldü. Bu kıza gülmek yakışıyordu. Mutfaktaki masaya oturdum.
    - Özür dilerim
    + Ne için?
    - Dün gece çok saçmaladım
    + Bence şimdi saçmalıyorsun. Her insanın güçten düştüğü zamanlar olur.
    - Yardım et de karnımızı doyuralım * dedi gülerek
    Yardım ettim. Patates kızarttık ve çay yaptık.
    ···
  5. 5.
    +9
    Küçüklükten beri bir hayalim vardı aslında. Bir çoğumuzun hayaliydi bu. ''Dünya'yı gezmek''. Ama öğrenciydim. Param yoktu.
    Bilgisayarı açıp Facebook'ta dolandım biraz. Gezginlerin sayfalarını takip ettim ve bir çok makale okudum. 85 lirayla 4 Avrupa ülkesini gezen de vardı. Türkiye'nin bir ucundan diğerini otostopla dolaşan da. Kendilerinden büyük sırt çantalarıyla bir süper kahraman gibiydiler. Ben de onlar gibi olmalıydım ama nasıl? Daha fazla okumaya başladım. Okudukça gezgin olma hayalim büyüdü. Gezgin olma hayalim büyüyünce de dört duvar arasında duramamaya başladım. Sabahın erken saatlerinde kendimi dışarıya atıyor, akşam yurdun kapanışına kadar şehri dolaşıyordum. Şehirde ne kadar kilise, tarihi camii, müze, sanat merkezleri, sergiler, fuarlar varsa hepsine katıldım. Çevremde benim kafamda kimse olmadığından dolayı da yalnızdım. Yaptıklarım sadece ruhsal zevk veriyordu bana. Herkes yapabilirdi. Bir hikaye çıkmıyordu buradan. Zaman içinde şehir merkezinden ayrılıp şehiriçi otobüsleriyle ilçeleri dolaşmaya başladım. Bir gün bir ilçede kahve içiyor, diğer gün diğerinin çimlerinde biramı yudumluyordum. Bu arada tabii gezginlerin hikayesini okumayı ihmal etmiyordum.
    Zaman içinde Facebook'ta dolaşırken bir gruba denk geldim. Gezginlerin bulunduğu içerisinde her türlü yardımlaşmanın olduğu bir gruptu. Birileri yemeğini paylaşıyor, diğeri şehrine uğrayan gezginlere evini açıyordu. Kimisi de kendisine otostop arkadaşı arıyordu.
    ···
    1. 1.
      0
      Grup camprail mi ?
      ···
  6. 6.
    +8
    Artık hazırlık sınıfında devamsızlıktan kalmıştım. 1 senem boşa gitmişti. Birtakım belgeleri doldurmamı söylüyorlardı. Okula gittim. Kampüsün kapısından girdiğim andan itibaren içime bir duygu çökmüş ve gitmek bilmemişti. Geç kalmışlık duygusuydu bu. Hayata geç kalmışlık, kendime geç kalmışlık, beklentilere geç kalmışlık, ailemin emeklerinin payını vermeye geç kalmışlık...
    Yabancı Diller Yüksekokulu'nun bir kaldırımına çöktüm ve sigara yaktım. 1 senem boşa gitmişti. Bu düşünce her aklıma gelip beni sardığında bir nefes çektim içime. Gözyaşlarımı akıtmaktansa sigaramın dumanını etrafa savurmayı tercih ettim. Dünya üzerinde görüp görebileceğiniz en aciz insandım ben. Ve acziyetim kendim dahil, benim için emek vermiş herkesin kalbine düşmüş kara bir lekeydi. Bir de hayaller kurmuştum. Gezgin olacakmışım da, dünyayı gezecekmişim de bir çok yer görecekmişim de.. Hadi ordan dedim kendime. Senden bir tak olmaz oğlum.
    Ve şimdi ağlıyordum. Ağlamak için çok masum olmalıydı insan. Ve yaşlar sadece masumların gözlerinden dökülürdü. Ben neden ağlıyordum? O gün o kaldırımda ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Omzuma dokunan bir el sayesinde geldim kendime. Refleksle gözyaşlarımı silip elin sahibine bakmak için döndüm. Hiç görmediğim biriydi bu.
    Merhaba dedi beni anlamaya çalışan bir ses tonuyla. Merhaba dedim ve tekrar önüme döndüm.
    Ben Gamze dedi. Kafamı sallamakla yetindim. Yalnız kalmak istiyordum. Sadece yalnız kalmak ve sonumu getirecek düşüncelerin içinde boğulup kalmak istiyordum. Acı çekmek istiyordum. Ben de kaldığımı öğrendim. dedi. ilgimi çekmeyi başarmıştı şimdi. Sıradan bir insan değildi yanımdaki. Benimle aynı derdi paylaşan ve muhtemelen benden daha suçlu bir insandı. Gözlerinden yaş akmıyordu. Sigarasından çektiği dumanı savururken alay ediyordu bu dertle sanki. Hiç kalmış gibi gözükmüyorsun dedim.
    +Çünkü takmıyorum.
    -Nasıl başarıyorsun bunu?
    +Çünkü gerçekten takmıyorum. Çünkü bunu ben istemedim. Beni zorla yolladılar buraya. Kendi geleceğim hakkında söz sahibi olmama izin vermediler. Ben de çalışmadım. Günümü gün ettim. Gördüğüm muameleye en güzel bu şekilde cevap verebileceğimi düşündüm.
    Konuşmaya başladık böylece. Konuştukça ne kadar onun gibi düşündüğümün farkına vardım. Ben buraya isteyerek gelmiştim ama hazırlık okumak bir zorlamanın neticesinde olmuştu.
    Tümünü Göster
    ···
  7. 7.
    +8
    1 kere up yapalım
    ···
  8. 8.
    +8
    Kazandığım üniversitede hazırlığın isteğe bağlı olması benim derslere devam etmemi engellemişti. Sınavlardan da beklediğim notları alamamaya başlamıştım haliyle. Bütün gün yurtta oturuyordum. Bütün gün arkadaşlarla pes oynuyor, maç izliyor ve yabancı dizilere bakıyordum. Yapacağım hiçbir şey yoktu. Türkiye'nin en büyük şehirlerinden birinde okuyordum lakin doğru düzgün dışarıya bile çıkmamıştım.
    ···
  9. 9.
    +8
    Geri döndüm ve Gamze'ye baktım. Birkaç dakika önceki halinden eser yoktu. Yardıma muhtaç bir bebek izlenimi veriyordu. Yanına oturdum tekrar ve sarıldım. Gamze dedim. Özür dilerim. Bir an, kısacık bir an da olsa o düşünceler geçti aklımdan. Ama ben senin düşündüğün gibi biri değilim. Senin bir dosta ihtiyacın var ve ben buradayım. Bana her şeyi anlatabilirsin.
    O gece sabaha kadar oturduk ve onu dinledim. Anlattıkça bu davranışlarına da anlam vermeye başladım. Çocukluktan başlayarak zor günler geçirmişti Gamze. Güçlüydü. Ama gücünün son noktasına varmak üzereydi. Elimden geldiğince teselli ettim. Sabahın erken saatlerinde uyuyakaldı. Onu koltuğa yatırıp ben de başka bir koltuğa geçtim. Ben de uyumuşum.
    evin derinliklerinden gelen bir piyano sesiyle uyandım. Piyanoyu küçüklüğümden beri severdim. Sesin kaynağına doğru yürüdüm. Ses mutfaktan geliyordu. Gamze Laptopta
    https://www.youtube.com/watch?v=lVqBoxASpMI
    bu şarkıyı açmıştı. Kendisi de yemek yapıyordu.
    ···
  10. 10.
    +8 -1
    Beyler şuan bir buluşmaya gitmem gerekiyor. Derbiden sonra burada olurum. Bundan sonra daha hızlı yazmaya çalışacağım çünkü haftaya kamp var. 5 gün filan buralarda olamayacağım. Derbiden sonra görüşürüz. Allah'a emanet olun.
    ···
    1. 1.
      0
      Seri yaz panpa
      ···
    2. 2.
      0
      Bekliyoruz pmp
      ···
  11. 11.
    +7
    Navigasyonun yardımıyla eve doğru gitmeye başladım Açık bir marketten 6 tane de bira aldım. Ve evin ziline bastım. Açıldı kapı. Hoşgeldin dedi Gamze ve ben açık kapıdan suratıma doğru süzülen sıcak havayı iliklerime kadar hissettim. Parkta kaldığım süre boyunca çok üşümüştüm belli ki. Girsene dedi ve ben o an mal mal Gamze'yi incelediğimi farkettim. Askılı giymişti. Altında da şort vardı. içeriye girdim. Bir öğrenci evine oranla oldukça derli topluydu. Televizyonun karşısında bulunan ikili koltuğa oturdum. Gamze çerez getirmek için mutfağa gitti.
    O gidince hayatın ne kadar entrasan olduğunun farkına vardım. Daha dün, oldukça kokmuş halde Facebook'ta dolaşan ben bugün daha tanışalı birkaç saat olan birinin evinde kalıyordum. Geldi Gamze, geçti oturdu yanıma. Birasını açtı ve iştahla yudumlamaya başladı.
    ···
  12. 12.
    +7
    Kafa dengi arkadaşım yoktu. Asosyalliğin de etkisiyle bu lanet yurda tıkılmış kalmıştım.
    Bir gün kafam attı. Üstümü giyinip attım kendimi dışarıya. Bir kafeye girip çay içtim. Can sıkıntım devam etti başka bir kafeye girdim. Birkaç kızı gözüme kestirdim. Konuşamadım. Öyle ya, ne anlatacaktım o kıza? Peste Hüseyine 5-0 koyduğumu mu? insanlar hikayeleri olan insanları takip eder ve onları dinlerler. Benim anlatacak bir hikayem yoktu.
    Yurda geri döndüm ve sırtüstü uzandım yatağa. Bir şeyler yapmam lazımdı benim.
    ···
  13. 13.
    +7
    Oradan ayrılmak üzereyken Gamze gitmemi istemedi. Yurttan izin alırsam birkaç gece onda kalabileceğimi söyledi. Kendince planlar da yapmıştı . Ben ise ikilemdeydim. Dün gece zorunluluktan dolayı orada kalmıştım. Ama şimdi kalmam doğru olur muydu? Gamze benim bu şehirdeki ilk kız arkadaşımdı ve bana samimi geliyordu. Dün geçirdiğimiz kötü anın dışında da bana çok iyi davranmıştı. Bir dost gibiydi.
    Tamam dedim ve yurda gidip 2 gün izin yazdırdım.
    Tekrar Gamze'ye gittim. Birlikte film izledik, çizgi film izledik. Batak oynadık. Hatta, bilgisayara pes yükleyip pes de oynadık. Şehri dolaştık. Çimlere oturup bira içtik. Bol bol sohbet ettik. Birbirimize anlatacağımız çok şey vardı. Anlattık biz de.
    Bu kız gerçekten çok iyi bir insandı. Benim yanımdayken bütün aramaları reddetmiş, bütün mesajları cevapsız bırakmış ve buluşma çağrılarına kulak tıkamıştı. Sadece benimle ilgileniyordu. Sadece onunla ilgileniyordum.
    ···
  14. 14.
    +6
    seri yazacağım ama takip eden kalmamış gibi?
    ···
  15. 15.
    +6
    Hadi gel dedi konuşmamızın başındaki gibi omzuma dokunarak. Sana bir kahve ısmarlayayım. Belli ki dertleşmemiz bitmedi. Burada da kıçım dondu. Bu kız özgürlüğün havasını yutmuş bir kızdı belli ki. Aynı zamanda cesur ve itiraf etmeliyim ki az biraz da anlayışlı...
    Kalktık kaldırımdan ve şehir merkezine doğru yürüdük. Gözleri çekik, altın sarısı saçları, yüzüne göre hafifçe büyük burnu ile güzelleştikçe güzelleşiyordu karşımdaki insan ve ben asosyalliğimden beklenmeyecek bir performansla konuşuyordum. Başımı öne eğmiyordum. Direkt gözlerine bakıyordum. O ise konuşmanın satır aralarında espiriler yapıyordu. Çok güzel gülüyordu dostlar. Ve o güldükçe ben köhne binaların ortasında hissiz bir kafede değil de yemyeşil bir denizin kıyısına bağdaş kurmuş oturur gibi hissediyordum kendimi.
    Ama nasıl oluyordu da hiç muhabbetim olmadan böyle kolayca diyalog kurmuştu benimle? Onun cevabını da öğrendim. Şöyle ki;
    +Biliyor musun? Aynı sınıftaydık biz.
    -Nasıl yani?
    + Sene başında çokça gördüm seni. Ama anlaşılan sen hiç etrafına bakmamışsın
    - Doğrudur. insanlara bakamam. Utangaçlık hali işte anlarsın.
    ···
  16. 16.
    +6
    Grup bağımlılık yapmıştı. Oradan çıkamıyordum. Otobüste, parkta, bahçede, nerede olursam olayım oradaki postları takip ediyor ve gezginlerin hikayelerinden kendi payıma düşeni alıyordum. Ne güzel insanlardı onlar. Ve çoğu da benim gibi parasız pulsuz öğrencilerdi. Kimisi evliydi, kimisi engelliydi, kimisi gezgin değil benim gibi hikayeleri okumaya gelmişti.
    Gazı aldıkça alıyordum.
    Sevgili dostlar. Buraya kadar anlattıklarım başlangıç kısmıydı. Asıl hikayeye şimdi geçiyorum.
    ···
  17. 17.
    +5
    Ben ise hiç düşünmeden ittim onu. Hayır. Bunu yapmayacaktım. Karşımdaki insan en aciz olduğum bir anda bana güç vermiş ve derdimi dinlemişti. Ben ise onun acziyetinden faydalanmayacaktım. Bunu kendime yakıştıramazdım. Hem ben daha önceden hiç ilişkiye girmemiştim. Hem de yanlış algılıyordum böyle durumları. O yüzden de asosyallikten dolayı eskiden öyle düşünmediğimin farkında vardım. Bu benim karakterimdi. Kendime yapılmasını istemediğim şeyleri başkasına yapamazdım. ileride benim de sevgilim olacaktı. Onun geçmişine kafayı takacaktım belki ama şuan eğer onunla birlikte olursam geçmişim beni bırakmayacaktı ve suçluluk duygusu beni bir ömür esir alacaktı.
    Gamze dedim ona bir dostun sıcaklığıyla yaklaşmaya çalışarak. Alkollüsün. Yapma. Odan nerede? zütüreyim seni
    Hayır dedi Gamze. Alkollü olduğum için yapmıyorum bunları.Bir manyak olduğum için yapıyorum. dedi ve ağlamaya başladı. Ama nasıl bir ağlama dostlar. Hıçkırıkları bütün dünyada yankılanıyordu.
    Herkes dedi. Herkes benim ne mal bir insan olduğumu biliyor. Herkes benim göğüslerimin ne kadar güzel olduğunu, herkes ne kadar güzel öptüğümü biliyor. Herkes benimle ilişkiye girmek istiyor. Herkes bunun için yanımda. Herkes. Sen de dahil. Şimdi bana aklımda öyle bir şey yoktu deme. Buraya gelirken ne düşüncelerle geldiğini biliyorum. Buraya gelirken beni gibmenin nasıl bir şey olacağını düşündüğünü biliyorum.
    Evet dostlar. Kendimden utandım o an. Sabahki durumum benim acziyetimdi. Ama bu benim pisliğimdi. Bir an da olsa. Kısacık bir an da olsa onu hayal ettim. Bunu inkar edemem. Şimdi, Gamzeyle birlikte ben de ağlamaya başlamıştım. Gamze'nin hıçkırıkları kalbime işliyor, kalbimden gözüme ulaşıp orda nihayete eriyordu. Kendime engel olamıyordum. Ağlamama engel olamıyordum. Onun yüzüne bakamıyordum.
    Bu evden çıkmak istiyordum. Bir an önce çıkmak ve yokolmak istiyordum. Beni tanımamış olmayı dilerdi belki Gamze. Ayağa kalktım ve kapıya doğru bir adım attım. Gamze kolumu tuttu.
    Lütfen. dedi ağlamaya devam ederek. Lütfen yanımda kal.
    + Özür dilerim Gamze. Ben gerçekten çok özür dilerim.
    - Hiç kimse dört dörtlük değildir. Bazen karakterli bir insan bile birkaç saniyeliğine raydan çıkabilir. Lütfen gitme. Lütfen beni bu gece yalnız bırakma.
    ···
  18. 18.
    +5
    Ben de biramı açtım ve kısık bir müzik eşliğinde sohbet edip içmeye başladık. Ben daha ilk biradayken Gamze 2. birasını hiç etmişti. 3. birasını bitirdiğinde ise ben daha ikincisine yeni geçmiştim. Yavaş iç istersen dedim.
    + Beni düşünme sen. Eğer sonuncusunu içemeyeceksen bana verebilirsin.
    - Zararı olmaz mı?
    + Olmaz. Uzat bakayım.

    Uzattım birayı. Onu da su gibi içti. Ben de biramı bitirmiştim ve bana yatacağım yeri göstermesini bekliyordum. Gamze bana biraz daha yanaştı. ikili koltuğun sonunda büzüşük bir halde oturuyordum şimdi. Bu işin sonunun nereye gideceğini tahmin edebiliyordum ki öyle de oldu. Gamze dudaklarıma yumuldu.
    ···
  19. 19.
    +5
    orda mısınız beyler?
    ···
  20. 20.
    +5
    Ne olmuşsa olmuş hayatımda bir başıma kalmıştım. Kimsesizdim. Bu artık su zütürmez bir gerçekti. Lüks yaşam bana göre değildi. Şehir hayatını sevmiyordum. Kalbimde kimse yoktu. Kimseyi sevemiyordum. Tam bir sevme özürlüsüydüm. Ya da sevilebilecek birisine denk gelmemiştim henüz bilmiyorum.
    Kararımı vermiştim. Yola çıkacaktım. Ama nereye? Hangi ekipmanla. Hemen gruba yazdım. Bu işlere yeni başladığımı, hiçbir ekipmanımın olmadığını söyledim ve yardım istedim. Gruptaki çoğu kişi sevdikleriyle çıkardı yola. Ben ise tek başımaydım. Her neyse. Yardımcı oldular sağolsunlar. Decathlon'un internet sitesine girip çadır, mat, çanta ve bazı ufak tefek kamp eşyalarını aldım. Hala çok eksiğim vardı ama param kalmamıştı. Ne olursa olsun yola çıkacaktım.
    Grubun başka bir alt grubu olan ve otostopla ilgili konuların konuşulduğu yere yazdım. ... şehrinden ''Bolu/Abant'a nasıl gidilir?''
    Bolu aklıma nereden geldi bilmiyorum. Ama o an oraya gitmek, yemyeşil gölün sularına bakmak ve sonsuz ormanlarda kaybolmak istedim. Çok geçmeden cevaplar gelmeye başladı. Herkes elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyordu.
    Ve ertesi gün yola çıkmak için hazırdım
    Ekgiblerim vardı. Olabilirdi. Bu bana engel değildi.
    Akşamüzeri çantaya kıyafetlerimi yerleştirdim. Orada duş alma imkanım vs olmayacaktı. Bu sebeple çok fazla eşya almama gerek yoktu.
    ···