/i/Siyaset

Saygı Çerçevesinde Özgür Siyaset Platformu
  1. 1.
    +1 -1
    Paramparça Eden Arkasından Bütün Türkleri Yok Etmeye Kara Veren Emperyalizmi Yenmiştir. Onun kısacık hayatına sığdırdığı savaşları, deyişleri, yol göstericiliği, yön tayin ediciliği, tavizsiz ancak muvazeneli davranışları hepimiz için örnek olmalıdır.
    "TÜRK'ÜN haysiyeti, izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır. BiNAENALEYH,YA iSTiKLAL, YA ÖLÜM!"
    M.KEMAL ATATÜRK

    Millî Mücadele adını verdiğimiz büyük olay Tam Bağımsızlığın gerçekleşmesi için yapılmış, sonunda başarıya ulaşmıştır. Çünkü esas olan bağımsızlığına kastedilen Türk Milletinin haysiyeti ve şerefli bir millet olarak yaşaması idi. Bu da ancak milletin hürriyet ve bağımsızlığına kavuşması ile mümkün olabilirdi. Bu nedenle millî mücadelenin parolası “Ya istiklâl Ya Ölüm” olmuştur.

    Tam bağımsızlık Atatürk’ün anlatımı ile siyasî, malî, adlî, iktisadî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve serbestlik demektir. Bunların herhangi birinden mahrumiyet millet ve memleketin gerçek anlamda bütün bağımsızlığından mahrumiyetini ifade eder. Tam bağımsızlık konusunda Atatürk’ün hassas olmasının sebebi biraz da Osmanlı Devleti’nin başına gelenlerle yakından ilgilidir.

    Tanzimat ve Meşrutiyetçiler bile Osmanlı Devleti’nin yabancı devletler tarafından kendi nüfuz bölgeleri gibi sayılmalarına itiraz etmemişler, boyun eğmişlerdi. Milletini iyi tahlil eden Büyük Önder yüzyıllardır ezildiği için Türklük şuurundan uzaklaşmış milletine Türklüğünü iade ederken derin tarih bilgisiyle Türklerin bir millet olarak yaşamaları için tam bağımsızlığa ihtiyaçları bulunduğunu bunun Büyük Türk milleti açısından bir karakter ve bir varoluş meselesi olduğunu aziz milletine hatırlatacak deyişlerde bulunmuştur.

    Amasya Tamimi, 1. maddede, “Vatanın bütünlüğü. Milletin istiklali (Bağımsızlığı) tehlikededir” derken uluslararası hukukun tanıdığı bir zaruret hali veya meşru müdafaa halinin varlığını tespit etmektedir. Amasya Tamimi 2. maddede “istanbul Hükümetinin üzerinde bulunan mesuliyetin icabını yapmadığına” işaret etmektedir.
    Amasya Tamimi 3. maddede “Millettin istiklalini(Bağımsızlığını) yine milletin azım ve kararı kurtaracaktır” diyerek, Anadolu’da yaşayan halkının bir “millet olarak” bağımsızlığına gölge düştüğü için meşru müdafaa hakkının doğduğunu söylemekte, böylece uluslararası hukukun koyduğu meşrutiyet temellerine bihakkın oturduğunda kuşku bulunmayan Türk Kurtuluş Savaşını başlatmış olmaktadır.

    Büyük Önder Mali Bağımsızlığın önemini nasıl vurguluyor:
    “istiklal-i tam, bizin bugün deruhte ettiğimiz vazifenin ruhu aslisidir. Bu vazife, bütün millete ve tarihe karşı deruhte edilmiştir.(yüklenmiştir) (... ) Biz; yaşamak isteyen, haysiyet ve şerefiyle yaşamak isteyen bir milletiz Bugün yalnız bir nokta etrafında toplanmış ve fakat sonuna kadar kanını akıtmağa karar vermiştir.O nokta; istiklali tammımızın (Tam bağımsızlığımızın) temini ve idamesidir.

    Atatürk Konya Türk Ocağında Gençlerle yaptığı konuşmada Osmanlı devletinin yıkılmasına kadar varan hadiseleri anlattıktan sonra şunları söylüyordu :
    “Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen bütün ef’al ve harekatımızla gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin şikarıdır.
    Mevcudiyeti milliyemize düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı bir Türk şairinin dediği gibi,(Karşı duvardaki levhayı işaret ederek)
    ‘TÜRKÜM VE DÜŞMANIM SANA, KALSAM DA BiR KiŞi!’
    diyelim. Düşmanlarımıza bu hakikati ifade ettiğimiz gün, kanaatimize, mefkuremize, istikbalimize yan bakan her ferdi düşman telakki ettiğimiz gün, milli benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, milletin önüne dikilecek her haili derhal devirdiğimiz gün, halası hakikiye ye vasıl olacağız”.
    Atatürk Türk düşmanlarına, milletin birliğine bütünlüğünü yıkmaya çalışanlara Türkiye’yi parçalamaya yönelik çalışma yapan Batı’ya “TÜRKÜM VE DÜŞMANIM SANA, KALSAM DA BiR KiŞi!” diyelim diyor.

    1923 yılında; “Hiçbir millet, başka bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet, ne taklit ettiği milletin aynısı olabilir; ne de kendi dahilinde kalabilir. Bunun sonucu kuşkusu ki hüsrandır” diyen Atatürk Nutukta bu anlayışını açıkça dile getirir ve şunları söyler: “Biz Batı medeniyetini taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.”

    Atatürk bağımsızlık konusunda hiçbir taviz vermez. 10. Yıl Nutkunda; “Milli kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız” şeklindeki sözleri Türk Dili, Türk tarihi, Türk Kültürü hülasa Milliyetçilik ve Türkçülük üzerine kurulu olan anlayışını ifade eder ve yaşadığı sürece bu görüşleri uğruna mücadele vermiş ve bu görüşlerini yukarıda inkılap derslerinde incelediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi politikası haline getirmiştir.

    Bağımsızlığın önemini, o büyük devletin önce Batı’nın ekonomik istilasına arkasından silahlı işgaline nasıl uğradığını, bu yılları bir cepheden diğerine koşturan bir Osmanlı subayı ve paşası olarak yaşayan Mustafa Kemal çok iyi biliyordu.

    1921 yılında, silah ihtiyacının üst düzeye çıktığı savaş günlerde şunları söylüyordu: “ilkbahara kadar üç ay içinde bu silahları elde edemezsek, diplomasi kanallarıyla bir çözüm yolu aramak zorunda kalacağız. Bunu arzu etmiyorum. Biliyorum ki Batı ile uyuşma Türkiye’nin kaçınılmaz olarak köleleştirilmesi anldıbına gelecektir.”

    Atatürk’ün Batıyla ilgili görüşleri çok açıktır. Büyük Taarruz’un hazırlıklarının sürdüğü günlerde, 3 Mart 1922’de Batı’nın saldırgan devletleri için şunları söylüyordu: “istilacı ve saldırgan devletler yerküresini kendilerini malikhanesi ve insanlığı kendi hırslarını tatmin için çalışmaya mecbur esirler saymaktadırlar. Sonuç olarak Dünya iki grubu ayrılmaktadır. Birincisi Doğu ki, kendi varlığını, bağımsızlığını artık kavramıştır, bu bilinçle el ele vermiştir. Diğer bir gurup daha var ki bunlar, sırf kendi hırslarını tatmin için çalışmaktadır. Bunların amacı zulüm ve baskı olduğu için, onları lanetle anmakta kendimizi haklı görüyoruz.”

    Atatürk’ün 1923 yılında hakkın rahmetine kavuşan annesinin mezarı başında neler söylediğini unutmayınız: “Validem bu toprağın altında, fakat hakimiyeti milliye ilelebet devam edecektir. Validemin ruhuna ve bütün ecdat ruhuna müteahhit olduğum vicdan yeminimi tekrar edeyim. Validemin medfeni önünde ve Allah’ın huzurunda aht ve peyman ediyorum, bu kadar kan dökerek milletin istihsal ve tesbit ettiği hakimiyetin muhafaza ve müdafaası için icab ederse validemin yanına gitmekte asla tereddüt etmeyeceğim. Milletin Tam Bağımsızlığı uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.”

    Atatürk 1927 yılında okuduğu Nutuk’ta şöyle söylüyordu: “Temel ilke, Türk Ulusu’nun onurlu ve şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne denli zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun, bir ulus, uygar insanlık önünde uşaklıktan öte bir gözle görülmeye layık olamaz. Oysa Türk Ulusunun onur ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. Öyleyse ya bağımsızlık ya ölüm. işte, gerçek kurtuluşu isteyenlerin parolası bu olacaktır."

    Bir asır milletlerin tarihinde çok kısa bir süredir. Milletlerin tarih şuuruna sahip olmaları ve milli politikalar yürütmeleri durumunda yaşanan felaketler o milletlerce tekrar yaşanmaz. Ancak Emperyalizmin çıkarları doğrultusunda hareket eden işbirlikçi siyasiler ile Türk Devleti önce tam bağımsızlığını kaybetti, daha sonra Türk düşmanlığı, Atatürk düşmanlığı ve Cumhuriyet düşmanlığı iktidar oldu.

    Bu günlerde ağızlarından salyalar akarak Cumhuriyet ile hesaplaştıklarını tekrar Osmanlıya dönüşü gerçekleştireceklerini söyleyen hainler sayesinde Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun üzerinden henüz bir asır dahi geçmemişken Osmanlı Devletini yıkıma zütüren dedelerimizi kurtuluş Savaşı vermekle karşı karşıya bırakan hadiselerden daha tehlikeli bir sarmalın içerisine girmiş durumdayız.
    ···
  1. 2.
    -1
    Copy paste
    ···
  2. 3.
    0
    Çuguuuu
    ···
  3. 4.
    0
    Yhaa moRuQ Atatürk ImGilIz acAnI mOruQ oYunA gElMeyIn
    ···
    1. 1.
      +1
      Ne diyorsun sen aptal herif? Adam burada "Atatürk Osmanlı Devletini Paramparça Eden Arkasından Bütün Türkleri Yok Etmeye Karar Veren Emperyalizmi Yenmiştir." diyor. Önce okuduğunu anla sonra dalga geçersin asalak it
      ···
    2. 2.
      0
      ironi olduğunu anlamadıysan benim sorunum değil
      ···
  4. 5.
    -2
    Zamaninda bir atsiz varmis len mq
    ···
  5. 6.
    0
    okumadım kardeş durumumuz yoktu
    ···