• 2 / 2 / 1134 entry
  • 368 başlık
  • 2 trend
  • 5,022.06 incipuan

subutay25 "YAĞMALA YOK ET"

  • +13 -8
    beyler hondamı sattım
    sonunda kurtuldum tenkeden 105 bin tl bütçem var acaba subaru levorgmu yoksa rs mi alayım
    ···
  • 0
    audi a4 mü c180 mi
    audi al hem prim yapar c 180 tam teneke
    ···
  • +3
    ya bunlara ne iciroyosunuz
    gahahajahahahahajahahahahahah
    ···
  • 0
    3 mayıs turkçulul gunu kutlu
    Erzurum
    ···
  • -1
    3 mayıs turkçulul gunu kutlu
    olsun yoldaşlarım gulana prozbe
    ···
  • +1
    internette kimseye guvenmeyin
    ahahahahahhahahahajhahahahah
    ···
  • 0
    uzun yola arabamla gideceğim tavsiye
    Panpa git bilgisayara bağlat arizaları sil ki elektrik sel arıza yolda diyelim 160 170 ciktin bir anda kitleye bilir motoru benim başıma 2 yil once 0km bmw 320 2.d geldi motoru kitledi izmitte otobanın ortasında aman diyim bunlar büyük şeyler olabilir ama çok basit hatalrda olabilir
    ···
  • +1 -2
    abi şu typerın sedanı
    gelse direk alacam Allah'ın izniyle ama sadece hb var aile de biraz geniş olunca olmuyor amk şu asalete bak benim
    ···
  • +1
    aslında bu adam saçmalıyor diyebilirsiniz
    Türkiyenin Sokratesi
    Bu videoyu adam neyin kafasını yaşıyor diye
    izleyenimiz çok olmuştur. Bende 7,8 kez aynı düşünceyle gülmek için
    izlemiştim. Fakat dikkatli dinleyince bu insanın söylediklerinin gerçek
    manada çok iyi bir ironi olduğu düşüncesine vardım. Söylediklerini teker
    teker ele alarak ne demek istediğimi anlayacaksınıdır umarım: -Başkanlık sistemi hakkında düşüncelerin nedir?
    -Bankağ bağ bağu (sistemin adının bile ne olduğunu bilemeyen anayasa
    yapıcıları ve bu adı ifade edilemeyen sisteme herkesin farklı bir
    isimlendirme yapması)
    Nasıl?
    -Başkanlık hakkında? Düşünceleriniz?
    -Başkanlık maşkanlık anlamam da
    Ankara dikkat etsin hareketlerine

    Ben genelkurmay başkan başbakanınızım (anayasa değişikliğinin
    getireceği şey de esasında budur: siyasi parti başkanı olan birisi,
    yürürükteki sistemle başbakan, bu sistemle başkannın başbakanı
    hem genelkurmay başkanının başkanı olmuş oluyor)
    -Türkiye
    cumhuriyetinin hem de amerikanın prezınt pirezınım (öyle bir sistemki
    bu;ABDde uygulanan başkanlık sistemi örnek gösteriliyor fakat
    karşılaştırma zekasını yitirmemiş bir insanın iki sistemi
    karşılaştırdığında bir ABD presidentının sahip olduğu yetkilerden daha
    fazlasının olduğunu dile getirmiştir.)
    -Dikkat et ayaanı denk al. ( Bu başkanı denetleyen bir yetki mercinin bulunmadığını demek istemiştir.)

    -Süleyman demirel de yemin ederim yetmiş milyon kişiyi vurcam (Süleyman
    Demirelin de başkanlık sistemi gibi bir düşüncesinin olduğunu biliyoruz
    ama burda da büyük bir ironi örneği göstererek diyorki: SD bu sistem
    için o zamanın nüfusuyla 70milyonu vurdurmak uğruna insanları birbirine
    düşürmek uğruna sistem gelsin diye böylesi kahpelenmedi.)
    -Namussuz evladıyım devrim ihtilal dinlemem.(Darbe anayasası istemiyoruz diyerek anayasa değişikliği yapıyorlar demek istiyor.)
    La yeter ya
    -Askeri politikayla ne oynuyosun. (Muhtemel darbenin bir oyun olduğunu düşünüyor)
    -Tutukla hepsini gitsin bitsin. (Astığın astıkçı kestiğin kestikçi bir sistem diyor)

    O otüz üç üç sıfır birin kendisiyim (Kendisine oy vermesini düşündüğü
    33 000 000 milyon kişiyi tek başıma temsil ederim mantıklı bir sistem
    diyor.)
    Tbmm sıfır bir (TBMMyi bir kişinin altına sokuyor diyor.)
    Ara beni bul!
    Ankara beni bulsun!

    Yarın obür gün hazine açıldığında bulamadığında canını yakarım.
    (Bütçeyi denetlemeyen TBMMde bütçede nir şeyler yanlış gittiğinde şahsım
    adına bu beni alakadar etmez diyor.)
    ···
  • -1
    unutulmuşluğumuz osman batur
    'Ben can verebilirim. Milletim, Dünya durdukça mücadeleye devam edecektir.' Osman BATUR

    '29 nisan 1951 Ruhun Şad Mekanın Cennet Olsun'

    II. dünya savaşının etkileriyle Çin’in baskı ve zulmü giderek artmaya başlamış ve Türkler isyancı olduğu yönünde suçlamalarla içeri alınıp işkenceye maruz kalmışlardı. Çinliler işi iyice ilerletip, çıkarılan yasayla Türklerin elindeki silahların teslimini istediler. Osman Bey bunu sakıncalı görerek ” Bugün silahımızı alan yarın canımızı alır. Ben silahımı vermem gücü yeten gelip kendi alsın.” diyerek tek başına dağa çıktı. Zaten yaşadığı coğrafyada belli bir üne sahip olan Osman bey’in bu hareketi kısa sürede sonuç getirir ve 1940’lı yıllarda başlayan direniş çok geçmeden 50 bin kişiye kadar ulaşır. Bu kişiler sadece sıradan insanlar değillerdir. Aynı zamanda içlerinde o dönemde farklı yerlerde mücadelesini sürdüren beylerde vardır; Kâseyin Batır, Süleyman Batır, Musa Mergen Aktepe, Sulibay, Ökürbay , Nogaybay, Ahid Hacı, Zelebay Telci, Halil Teyci, Karakul Zalin, Nurgocay Batur bunların birkaçlarıdır. Artık Osman bey sadece Osman bey değil Artık kahraman anldıbına gelen Batur adınıda alarak Osman Batur olmuştur.

    4812_osman-batur_458502

    1941-1943 yılları içinde çete savaşı şeklinde devam eden mücadeleler sonucunda Altaylar neredeyse tamamen Çinlilerden temizlenmişti. Altaylar Türkleri artık bağımsızlıklarını kazanmışlardı ve mücadeleye devam kararı alındı 1944-1945 yılları arasında yapılan mücadele sonucunda ise: Tanrı Dağlarının kuzeyindeki Doğu Türkistan Kazak Türklerinin yaşadığı bölgeleri de Çin istilâsından kurtarıldı. Daha sonra Osman Batur 1945 yılının Ekim ayından 1947 yılının Şubatına kadar üç vilâyetten oluşan Doğu Türkistan Hükümetinin askerî ve mülkî âmiri olarak Vâli sıfatıyla görev yaptı. Şubat 1947den Eylül 1949a kadar Doğu Türkistan Cumhuriyeti koalisyon hükümetinin aslî üyesi ünvanı ile mücadelesini devam ettirdi. 1950 yılına gelindiğinde Çin devleti durumun rehavetini anlamış ve sahip olduğu ordunun tamdıbına yakınını mücadeleye göndermişti. Sayısal ve teknolojik üstünlüğü elinde bulunduran Çinliler artık yavaş yavaş kaybettiği yerleri geri almaya başlamış ve Osman Batur’a ağır darbeler vurmaya başlamışlardı bir zamanlar 50 binleri bulan Osman Batur Han’ın ordusu artık 4 bin kadar kalmıştı. Osman Batur son sığınma yeri artık Gez Kurt bölgesiydi ve karakış hayvanların ve askerlerin dayanacağından daha elim bir durumdaydı. Bu sebeple dağın etyeklerine inmek zorunda kaldılar. Bunu fırsat bilen Çin ordusu baskın hücumu yaparak (1951) büyük kayıplara sebep oldu. Bu baskında Osman Batur Han’ın kızı da esir düşmüştü. Ordusu dağılmış ve durum oldukça vahimdi. Osman Batur dağılan ordusundan kalan birkaç kişiyle yaklaşık 250 kişi olduğu düşünülen esirleri zütüren konvoya baskın yaptı. Mücadele sonucunda 18 şubat 1951 gecesi sabaha karşı esir düştü.

    Tung-Huang zütürüldükten sonra sokaklarda teşhir edilip, Sözde mahkeme kararları sonucu 29 nisan 1951 tarihinde; önce el ve kulakları kesilerek sonrada kurşuna dizilerek idam edildi. Ölmeden önce ise ” Ben ölebilirim ama milletim mücadeleye devam edecektir” dedi.

    Kahraman Osman Batur ’un rûhû şâd olsun!

    Yemin olsun Yaradana, Kara yere yemin olsun
    Vey ırmağı kıyısında Ölen er'e yemin olsun!

    Yasamız budur acunda, Hesaplar pusat ucunda, Kırk kâfirlerin yamacında Duran bire yemin olsun!

    Diyerek başlanan filmlere, destanlara konu olacak bir yaşanmışlık; aslında bir nebze de kendimizi unutmuşluğumuzdur Osman BATUR.
    ···
  • +1 -6
    emmoğlu aynı ceymıs
    monta benzemiş sin tıpatıp aynısı

    HSJSKSKSKSJSKSOSJSOAPAKSKALAJSBZXLCLCKCKFOEKSOWKEOEOEJTFEUEOZKNCYRSAOSMSVYXGXXHBRORRUEYGZGKSXBXOSiVSSiSNSVSODVSUKSBSJSOQOQYSVSKXXHSBZPXHSKob-#(#+₺(₺(#)***;*(}✓$✓$}$=€€{%[%{
    ···
  • 0
    tivorlu ismail ile
    https://www.youtube.com/watch?v=aF6JmIiQj00
    ···
  • 0
    tivorlu ismail ile
    AAA AAAA AAAA AAA OOO OOO OOOO OOO EEEE EEE EEE EEE O OOOO O OOOO O OOOOOOO AUUUU KABALU VETELi HELBELi HABAYO HAH RUNA RUNA RiGHBARA RAQMANA RUNA SiYCHALDi ÇANTAMI EEEE EEE AAAA AA OO OOOOO EEEE EEE EEE EEE E EEEE HABALO BAYA HOLA FIYT FIYT FIYT FIYT TAHA ANANIN gibEM iNŞALLAH DINDIRIRIRIRI DINDIRIRIRIR DINDIRIRIRI D TAHA AMINA KORUM ABi GELHADEE LYAYOO TAKAKA PRRRRRR HAH FIYT HAH HAH AMINA HEYT YARASOGALESOGELE SOKARAM SOKARA SOKARA LOL SOKARA TUĞANA TUĞANA OHH ZIBZIBAYE ZIBZIBAYE ZIBZIBAYE PRRRRRRR FIIIYYT WOOOHOOOO WHAAAAA HAAYYT CEKi ÇEN BABANIN AMINA iNŞALLAH HAYT BE HAH HAH SiNÇALDI ÇANTAMI SOĞANA SOĞANA SUAHA SUANA ZIBAYE SIPLAYE OOOH SIPALEEEEĞĞH HOOAAĞH SOĞANA SOHANA KIS SOK ONA KIZ SOK ANA AH HABALA iNŞALLAH KIS SOK ONA DARARARARRARARARRAARARAR AHAHAH HAKABAYE iNŞALLAH OHHHOOOOO CiNAĞAMMMMMM BIYAREE TAYYAKABA WOÇAUT RKO CiNAĞAM LAA ÖÖĞĞ ÖLDÜM ÖÖĞĞ OHHH HEH HEH AYAGUMi YAKALADU WÖL KOBEYE KULi GULGULU iNŞALLAH WEL DÜBDÜBE HAYADiMAH WUAAAAA TAMASA HAYAMAH WÖL GEREK YOK ANALARA GEREK YOK SÜTÜNÜ ÇAL KEKE iNŞALLAH BRRA WÖL GOBAYAH VELE HAVALE WÖLMOSE ŞIMURTEPE ŞiMUR HAHA HAHA HAHAA VER iNŞALLAH HAJI GELiYOQ HÖLWELELELELE UUUU YAN GELDi DURAM DURAAAM ABE KULUDi CiLDEEEEEE DURURURURURURUUUUU DiNG HABE ŞEKEL DAiM KALiDi AHA BRAĞ HAH DEBEL HABALO PRAKiYAH PRAKiYAH HABALAH HAAH GOL GOL HEBELE HÜBELE GOL HONi AHA HAH WEL AYEHAH HABA TÜRTAH WUUUHUUUUUU KABALE SAMSi SEKENABiRA DIRABANAÇiAPOÇi WOLLAHi DRIBA KAÇiYAH KATiYEWA KARDELEN EMMiLERE GEL WLWELA HiJAB
    ···
  • 0
    benim civiği bu hale getirecem bunun beyazı
    gibimde değil amk
    ···
  • +7 -3
    atsızın din düşmanı
    biri olması fakat Türkçülük için çalışma sı Türkçülüğü islam dan üstün tutmamıza sebep olmamalı şiirlerini okurum dinlerim ama asla ve asla Türkçülüğü islam'dan üstün tutmayın sonuna ladar milli ruhu yaşayın ama sakına sapıtmayın umarım ne anlatmak istediğimi anlamışsınızdır

    Müslüman bir Türk genci kendisine, Nihal Atsız gibi bir ırkçı ve ateist ya da deisti rehber, idol edinemez. Milliyetçi gençlere şu sıralar yeniden, kafatası ölçen bu adamı pohpohluyorlar. Evet; milletimizin güzel özellikleriye övünebiliriz ama dinimiz islam, ırkçılığı kesinlikle yasaklamıştır.
    Bakın, safsatalarıyla peygamberimize ve dinimize nasıl iftiralar atıyor:

    -Fakat ey türk gençliği, sana soruyorum: Sen Arap muhafazid'in mezarını artık bıraktıktan sonra senin Kabe'n Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar değil midir? (Çanakkale Savaşı - Atsız Mecmua, 1932, sayı: 17).

    -Tanrı insan idraki dışındadır. Kur'an, muhafazid'in talimatıdır. Bunun birçok delilleri vardır. Bir tanesi birçok yerinde aya, güneşe, fecre, atların köpüren ağızlarına yemin ve and verilmesidir. Yemini kim eder? Tanrı yemin eder mi? Görülüyor ki bu yeminler muhafazid'in gönlünden ve beyninden doğmadır (ÖTÜKEN, 1970, Sayı: 11).

    -Kur'an "âlemlerin sahibi olan Tanrı'ya hamdederim" diye başlamaktadır. Belli ki bu söz de muhafazid'indir. Çünkü Tanrı, kendi kendisine hamdetmez. Müfessirler her ne kadar Tanrı "böyle diyin" demek istemiştir yolunda tevillere geçmişlerse de Kur'anın sonundaki küçük sürelerde olduğu gibi, sürenin başına bir "söyle, de ki" hitabını eklemeyi Tanrı düşünmez miydi? (A.g.m)

    Din Arab’ın, hukuk sizin, harp Türklüğündür. (Davetiye - 1940)

    Kumar, içki ve her türlü fuhşiyatla yozlaşmış, karılarını değiştiren ve kız çocuklarını gömecek kadar vahşet gösteren bir toplumda muhafazid'in başka türlü davranmasına imkân yoktu. Onlara korkunç cehennem azapları gösterecek ve dünyada doğrulukla yaşayanlara da öte âlemde köşkler, Kevserler yiyecekler, güzel huri kızları vaad edecekti. (Yobazlık Bir Fikir Müstehasesidir - ÖTÜKEN, 1970, Sayı: 11 )

    -Bir Sümer masalından çıkan tufan ve Nuh'un gemisi onlarca tarihi bir hakikattir. Hangi Teknik Üniversitesinden mezun olduğu belli olmayan Nuh'un yaptığı o pazarcı kayığına her cins hayvandan birer çiftin girip sığması ve 40 tufan gününde birbirini yemeden uslu uslu oturması da gerçektir vesaire... Şimdi bu kafadaki adamla bir fikir tartışması yapmaktaki trajediyi düşünün. (A.g.m)

    -islamiyet Türkler sayesinde yaşadı ve yükseldi. islamiyet Türkleri değil, Türkler islamiyeti yüceltti. Biz islam olmadan önce de büyüktük. Keramet islamiyet’te olsaydı her Müslüman millet yükselirdi (agm)

    -içki fena ise üzümü neden yarattın? Üzümden içki yapılacağını neden Levh-i Mahfuza yazdın? Son peygamberin arkadaşları namaz kılarken âyetleri yanlış okumasaydı içki yasaklanacak mıydı? Çöldeki Bedevi ile bir kurmay subayın içmesi aynı mıdır? Biri sarhoş olunca her türlü herzeyi söyleyebilir. Öteki sarhoşluğun son merhalesinde bile temkinli ve iradelidir. Küçük bir kızı sevmek günahsa, son peygamber, Ayşe'yi neden sevdi de aldı? (Atsız'ın kendini betimlediği Selim Pusat karakteri, mahkemede peygamber tanıklardan muhafazid ile dalga geçer ve küçük çocukla evlendiği imasında bulunur - Ruh Adam).

    -Atsız'ın dinler hakkındaki görüşünü, oğlu Yağmur Atsız'dan dinleyelim:
    "Atsız Müslüman olarak tanımlanamazdı. Onun bu mevzûdaki konumunu bence en iyi ‘lá-dînî’ olarak tavsîf etmek yerinde olur. Evet, ‘semavi dinlerle pek başı hoş değildi ama ‘tanrıtanımaz/ateist’ de değildi. Káinátı yaratan bir güce inansa da bu gücün káinátı yarattıkdan sonra ‘olaylar’a müdahale ettiğine inanmazdı" (Yağmur Atsız - Atsız'a Dair).

    yani şiirleri acayip güzel ama sapıtmayın
    ···
  • 0
    benim civiği bu hale getirecem bunun beyazı
    kırmız olanda amcaoğlu nun rs olan benimki de beyaz nasıl olur sizce
    ···
  • +2
    beni anca bu kesiyor
    çünkü aşırı stresliyim
    ···
  • +1 -1
    en salakça basliklar tren oluyor
    ama gibtir edin okuyan bi kaç olgun adam cikarsa da iyi

    Tramvay ikilemi: Beş insanı Kurtarmak için Bir insanı Öldürür müydünüz?

    Bir tramvay rayının yanında durduğunuzu hayal edin. Uzakta, kontrolden çıkmış bir tramvayın, onun gelişini duymayan beş işçiye doğru hızla geldiğini görüyorsunuz. işçiler tramvayı görse bile, raydan zamanında ayrılamayacaklar.

    Felaket belli belirsiz göründükçe, yere bakıyorsunuz ve raylara bağlı bir kaldıraç olduğunu görüyorsunuz. Eğer kaldıracı çekerseniz, tramvayın beş masum işçinin bulunduğu raylardan ikinci bir ray takımına yönleneceğini farkediyorsunuz. Ancak, yan taraftaki bu rayın aşağısında, iş arkadaşları kadar habersiz, yalnız bir işçi bulunuyor. O halde kaldıracı kaldırıp, bir insanın ölümüne yol açar fakat beş kişiyi kurtarır mıydınız?

    Bu düğüm noktası, tramvay ikilemi olarak bilinen bir klagib düşünce deneyidir ve 1967 yılında düşünür Philippa Foot tarafından geliştirilip, 1985’te Jarvis Thomson tarafından uyarlanmıştır. Tramvay ikilemi, bir eylemin sonuçlarını baştan sona düşünmemizi ve eylemin ahlaki değerinin, yalnızca sonuçları tarafından belirlenip belirlenmediğini dikkate almamızı sağlar.

    Tramvay ikilemi, o zamandan beri ahlaki sezgilerimizi araştırmak için kayda değer derecede esnek bir araç olduğunu kanıtlamış ve savaş, işkence, dronlar, kürtaj ve ötanazi gibi diğer çeşitli durumlara uygulanmak üzere uyarlanmıştır.
    Şimdi bu ikilemin ikinci değişkenini göz önüne alın. Tramvay raylarının üstündeki bir üst geçitte duruyor olduğunuzu hayal edin. Tramvayın, beş habersiz işçiye doğru kontrolden çıkmış şekilde savrulduğunu görebiliyorsunuz, fakat onu yönlendirecek bir kaldıraç bulunmuyor.
    Ancak, üst geçitte sizin yanınızda duran büyük bir adam var. Bu cüssenin tramvayı durduracağından kuşkunuz yok. O halde, tramvayı durdurmak ve bu sayede diğer beş kişiyi kurtarmak için adamı raylara itip kurban eder misiniz?
    Bu senaryonun sonucu, kaldıracı çekip tramvayı diğer raya yönlendiren senaryo ile aynı: bir kişi ölüyor; beş kişi yaşıyor. ilginç olan şey ise, çoğu insan kaldıracı çekerken, çok az insanın şişman adamı üst geçitten atmayı uygun görmesidir.

    Thompson ve diğer düşünürler, tramvay ikileminde ayrıca korkutucu şekilde eğlenceli olan başka değişkenler de vermişlerdir.
    Bir doktor olduğunuzu ve yaşamak için hepsi de nakle ihtiyaç duyan beş hastanız olduğunu hayal edin. iki tanesinin birer akciğere, diğer iki tanesinin de bir böbreğe ve beşincisinin bir kalbe ihtiyacı var.
    Sonraki koğuşta başka bir kişinin bacağı kırılmış. Fakat kaynaşan kemikleri haricinde, mükemmel derecede sağlıklı.
    Peki, sağlıklı hastayı öldürüp, diğer beş kişiyi kurtarmak için organlarını alır mısınız?
    Yine, bunun sonuçları da ilk ikilem ile aynı, fakat çoğu insan, sağlıklı hastayı öldürme fikrini kesinlikle reddediyor.

    Eylemler, niyetler ve sonuçlar

    Eğer yukarıdaki bütün ikilemler aynı sonuca sahipse, fakat çoğu insan sadece kaldıracı çekmeye istekliyse ve şişman adamı aşağı atmaya veya sağlıklı hastayı öldürmeye istekli değilse, bu durum, ahlaki sezilerimizin her zaman güvenilir, mantıklı ve tutarlı olmadığı anldıbına mı geliyor? Belki, ahlaki sezgilerimizi etkileyen sonuçların ötesinde başka etmen bulunuyordur?
    Foot, burada öldürmek ve ölmesine izin vermek arasında bir ayrım bulunduğu iddia etmişti. Birinci durum etkin iken, ikinci durum pasiftir. ilk tramvay ikileminde, kaldıracı çeken kişi, beş işçinin hayatını kurtarıyor ve bir insanın ölmesine izin veriyor. Sonuçta, kaldıracı çekmek, yandaki rayda bulunan kişiye doğrudan zarar vermez. Fakat üst geçit senaryosunda, şişman adamı raya itmek, kasıtlı öldürme eylemidir.
    Bu bazen çift etki ilkesi olarak tanımlanır ve eğer eylem çok daha iyi bir şeye önayak olursa, dolaysız olarak zarar vermenin izin verilebilir olduğunu söyler. Yine de, daha iyi bir şeyin peşinde olunsa bile, doğrudan zarar vermek izin verilemezdir.

    Thompson farklı bir yaklaşım sunmuştur. Sonuççuluk veya yararcılık gibi, sadece sonuçlarına dayalı olarak bir eylemin izin verilebilirliğini değerlendiren ahlaki kuramların, öldürmeye sebep olan bazı eylerim izin verilebilir iken neden diğerlerinin böyle olmadığını açıklayamadığını öne sürmüştür.
    Eğer herkesin eşit haklara sahip olduğunu göz önüne alırsak, o halde niyetimiz beş kişiyi kurtarmak olsa bile, bir kişiyi kurban etmekte yanlış bir şey yapıyor oluruz.

    Sinirbilimciler tarafından yapılan araştırmalar, insanlar tramvay ikileminin ilk iki değişkenini düşündüğü zaman hangi beyin bölgelerinin etkin hale geldiğini araştırdı.
    ilk örneğin bizim mantıksal, akılcı zihnimizi etkin hale getirdiğini ve bu nedenle eğer kaldıracı çekmeye karar verdiysek, bunun sebebinin daha çok sayıda hayat kurtarmaya niyetlenmemiz olduğunu belirlediler.
    Ancak, kenarda duran kişiyi itmeyi düşündüğümüz zaman, duygusal mantığımız devreye giriyor ve bu yüzden beş kişiyi kurtarmak için bir kişiyi öldürmek konusunda farklı hissediyoruz.
    Bu aşamada duygularımız bizi doğru eyleme mi yönlendiriyor? Beş kişiyi kurtarmak için olsa bile, bir kişiyi kurban etmekten kaçınmalı mıyız?

    Gerçek Hayat ikilemleri

    Tramvay ikilemi ve çeşitleri, çoğu insanın, zarara neden olan bazı eylemleri uygun bulduğunu, fakat aynı sonuca sahip olan diğer eylemlerin izin verilebilir olmadığını düşündüğünü gösteriyor.
    Herkes ikilemlere aynı cevabı vermez ve insanlar aynı fikirde olsalar bile, savundukları eylemin sahip olduğu haklı nedenlerde farkılık gösterebilirler.
    Bu düşünce deneyleri, öldürmek ve ölmesine izin vermek arasındaki fark konusunda tartışmaya teşvik etmek için kullanılmıştır ve Eye In The Sky filmi gibi, popüler kültürde farklı şekillerde bile ortaya çıkmıştır.
    ···
  • +4
    bahçeliden inciler 2
    ahahhahaha hahahaha
    ···
  • 0
    karma egitim kalkmalıdır ve sisteminin
    Konu Yahudiler degil ecnebilerin bile bunun​ farkında olması
    ···
  • 0
    mine tugay türkiyenin en iyi milfidir
    Yollla GAVAT
    ···
  • +1
    mine tugay türkiyenin en iyi milfidir
    Ulan be bu karıya hastayım zengin bi iş adamı olsam 20 yaşında bile olsam bu karıyla çıkardım
    ···
  • +3 -4
    karma egitim kalkmalıdır ve sisteminin
    eğitim sisteminin çöküşüdür sırf yahudiler bile ayrı eğitimler verirken bizimde vermemiz şarttır. olmalıdır.Abdülhamid'in getirdiği karma eğitimle ancak bu kadar olur. Anadolu'da yaşayan insanlar okula eğitim görmek için değil aşk yapmak için gider. Tam da Cumhuriyet rejimine uygun bir düzen. Tenefüste erkekler günümüzde üretilen termonükleer silahların kaç milyon insanı öldüreceği hakkında kafa yormaz, hangi kızı yatağa atacağı hakkında kafa yorar. Karma eğitim bir vebadır. Bu vebayı temizlemeden bilimsel anlamda ilerlemek mümkün değildir. Türkiye cinsel açlığın Afrikasıdır. Bir yanda batının ahlaksızlığı diğer yanda ise islamiyet olunca işte ortaya Türkiye'deki gibi insanlar peydahlanıyor. Araplık ve Avrupalılık arasında sıkışan nesilden çok fazla bir şey beklememek lazım.

    Okul denilen yer eğitim yuvasıdır. Atsız'ın dediği gibi kadın öğretmenler erkek talebeye ders vermemelidir. Bunun yobazlıkla alakası yoktur, çünkü burada önemli olan disiplindir. Kadınlar huyları gereği yumuşaktır. Bir erkek gibi sert değillerdir. Bu yüzden talebeler de avareleşmektedir. Erkek talebe ve kız talebe aynı okulda okuyabilir lakin aynı sınıfta olması felaketlere yol açar.

    Biz karma eğitime karşıyız. imparatorlukta okullarında karma eğitim verilmeyecektir. Karma eğitim bir gavadlık ve disiplinsizlik alametidir.
    ···
  • +1 -4
    karma egitim kalkmalıdır
    eğitim sisteminin çöküşüdür sırf yahudiler bile ayrı eğitimler verirken bizimde vermemiz şarttır. olmalıdır.Abdülhamid'in getirdiği karma eğitimle ancak bu kadar olur. Anadolu'da yaşayan insanlar okula eğitim görmek için değil aşk yapmak için gider. Tam da Cumhuriyet rejimine uygun bir düzen. Tenefüste erkekler günümüzde üretilen termonükleer silahların kaç milyon insanı öldüreceği hakkında kafa yormaz, hangi kızı yatağa atacağı hakkında kafa yorar. Karma eğitim bir vebadır. Bu vebayı temizlemeden bilimsel anlamda ilerlemek mümkün değildir. Türkiye cinsel açlığın Afrikasıdır. Bir yanda batının ahlaksızlığı diğer yanda ise islamiyet olunca işte ortaya Türkiye'deki gibi insanlar peydahlanıyor. Araplık ve Avrupalılık arasında sıkışan nesilden çok fazla bir şey beklememek lazım.

    Okul denilen yer eğitim yuvasıdır. Atsız'ın dediği gibi kadın öğretmenler erkek talebeye ders vermemelidir. Bunun yobazlıkla alakası yoktur, çünkü burada önemli olan disiplindir. Kadınlar huyları gereği yumuşaktır. Bir erkek gibi sert değillerdir. Bu yüzden talebeler de avareleşmektedir. Erkek talebe ve kız talebe aynı okulda okuyabilir lakin aynı sınıfta olması felaketlere yol açar.

    Biz karma eğitime karşıyız. imparatorlukta okullarında karma eğitim verilmeyecektir. Karma eğitim bir gavadlık ve disiplinsizlik alametidir.
    ···
  • +6 -2
    karma egitim turk egitim
    sisteminin çöküşüdür sırf yahudiler bile ayrı eğitimler verirken bizimde vermemiz şarttır. olmalıdır.Abdülhamid'in getirdiği karma eğitimle ancak bu kadar olur. Anadolu'da yaşayan insanlar okula eğitim görmek için değil aşk yapmak için gider. Tam da Cumhuriyet rejimine uygun bir düzen. Tenefüste erkekler günümüzde üretilen termonükleer silahların kaç milyon insanı öldüreceği hakkında kafa yormaz, hangi kızı yatağa atacağı hakkında kafa yorar. Karma eğitim bir vebadır. Bu vebayı temizlemeden bilimsel anlamda ilerlemek mümkün değildir. Türkiye cinsel açlığın Afrikasıdır. Bir yanda batının ahlaksızlığı diğer yanda ise islamiyet olunca işte ortaya Türkiye'deki gibi insanlar peydahlanıyor. Araplık ve Avrupalılık arasında sıkışan nesilden çok fazla bir şey beklememek lazım.

    Okul denilen yer eğitim yuvasıdır. Atsız'ın dediği gibi kadın öğretmenler erkek talebeye ders vermemelidir. Bunun yobazlıkla alakası yoktur, çünkü burada önemli olan disiplindir. Kadınlar huyları gereği yumuşaktır. Bir erkek gibi sert değillerdir. Bu yüzden talebeler de avareleşmektedir. Erkek talebe ve kız talebe aynı okulda okuyabilir lakin aynı sınıfta olması felaketlere yol açar.

    Biz karma eğitime karşıyız. imparatorlukta okullarında karma eğitim verilmeyecektir. Karma eğitim bir gavadlık ve disiplinsizlik alametidir.
    ···
  • daha çok