3
  1. 1.
    +31 -4
    Ekim sonu 2016, Ege Üniversitesi Kampüsü'nün kış öncesi son güneşli günleri. Kampüs sabah kuş sesleriyle ağırlıyor misafirlerini.

    Türkiye'nin dört bir yanından gelmiş öğrenciler derslerine yetişmeye çalışıyor, kafelerden gelen müzik, yüksek sesli konuşmalar çarşıya kadar uzanıyor. Konferans, duyuru, etkinlik afişleri duvarlarda, kampüsün otobüsü 525 her zamanki gibi dolu dolu... Köşelerde kitap okuyan, sevgilisiyle dostlarıyla vakit geçiren, çimlerin üzerinde sohbet eden gençler var.

    Bu öğrencilerin çoğu buralarda neler yaşandığından habersiz, haberi olanlar da yaşanılanları unutmuş hayatlarına devam ediyor.

    Belki bu güzel okuldan mezun olan öğrencilerden çok azının hatırında kalacak bu kampüsün nelere şahitlik ettiği be yıllar geçtikçe de bu sayı azalacak.

    Fakültelerin köşelerine saklanan sopalar, bıçaklar, topluluk odalarından çıkan tabancalar. Kampüse giren TOMA’lar, çevik kuvvet, biber gazları, fişekler, sökülen kaldırım taşları, zincire vurulup esir alınan fakülteler, kim olduğu belli olmayan etrafta dolaşan sakallı terörist kılıklı şahıslar, helikopterlerden inen özel harekat, devrilen camları kırılan arabalar, yakılan ateşler...

    Duvarlarda bilmem hangi dağda gebermiş şeytan yüzlü terörist afişleri, yakılan Türk bayrakları, rehin alınan öğrenciler, siren sesleri, azgın kalabalığın yaktıkları ateşin etrafında “kürdistan” çığlıkları, PKK sempatizanlarının "biji serok apo" sloganları...
    ···
   tümünü göster